İmamoğlu Ümit Özdağ'ı ziyaret etti! "SEÇİLMEMESİ İÇİN ÇALIŞTIM"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) olağanüstü encümen toplantısı için Ankara'ya giderek bir dizi siyasi görüşme gerçekleştirdi.

Kayyum atamaları ile ilgili düzenlemeyi gündeme getirmek amacıyla farklı siyasi partilerin yönetimiyle bir araya gelen İmamoğlu, son olarak Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ı ziyaret etti. Görüşmenin ardından Özdağ ve İmamoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Kayyum Atamaları Gündemde

Ankara'da CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bir araya gelen İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği olarak kayyum atamaları konusunda yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Ziyaretlerin sonunda Zafer Partisi Genel Merkezi'nde Ümit Özdağ'la görüşen İmamoğlu, burada bir saat süren bir toplantı gerçekleştirdi.

Zafer Partisi Lideri Özdağ şunları söyledi;

"Ülkemiz 1984'ten bu yana 40 seneyi aşan bir sürede bir terör örgütünün ağır, alçakça saldırılarını yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Bu terör örgütünün siyasette sahip olduğu uzantılar terör örgütüyle ve terörle bu 40 sene içerisinde aralarına mesafe koymayı her seferinde reddettiler. Yerel demokrasi gerçekten olağanüstü değerlidir. Yerel demokrasi, demokrasinin gelişmesinin, güçlenmesinin ana şartlarından ve ana kaynaklarından birisidir. Ama yerel demokrasiyi halka hizmet değil, ülkeden ayrılmanın Türkiye'nin toprak bütünlüğünden kopmanın aracı olarak görürseniz o zaman amacınız halka hizmet değil, ülkeyi bölmektir.

Pervin Buldan'ın Iğdır'da DEM'in öncülü parti seçimleri kazanınca 'Iğdır, Kürdistan'ın sınırları içerisinde girmiştir' açıklamasını yaptığını unutmadık ve unutmayacağız. DEM'in daha önce diğer örgütle iltisaklı, ilişkili partiler dizisinin ne yazık ki halka yerel hizmet götürme anlamında çabaları bir tarafa bırakıp, örgüte yardım için ve dağdaki terörist unsurlara lojistik destek sağlamak için birçok kez faaliyet gösterdikleri devletin istihbarat yetkililerinin jandarma ve polis yetkililerin tespit ettiği bir husus olmuştur.

"ESENYURT'TA AHMET ÖZER'İN SEÇİLMEMESİ İÇİN ÇALIŞTIM"

Bundan dolayı Türkiye kendisini terör örgütüne ve terör örgütüyle aynı çizgide olan yaklaşımlara karşı savunmak zorundadır. Ancak cumhuriyetimiz, istiklal harbiyle kurulurken savaş içinde dahi hukukla kurulmuş bir devlettir. Batı Cephesi'nde Çerkes Ethem kuvvetleri, istiklal harbine ihanet edenleri yakalamış ve asmışlardır. İsmet Paşa, 'yargılamadan olmaz' talimatı vermiştir. Önce yargılatmıştır. Sonra bu yetkiyi ordu bünyesini almış ve kendisi yargıladıktan sonra cezasını vermiştir. Yani devleti kurarken hukukla kurduk bugün de devleti savunurken hukukla savunmalıyız.

Zafer Partisi olarak bir süre önce kamuoyunda çok tartışılan CHP eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'yla yapmış olduğumuz görüşmelerde kayyum müessesesinin gerekli olduğunu fakat bunun yargı kararı ile olması gerektiğini protokolümüze geçirdik. Bugün de terörle ilişkili olduğu düşünülen, tespit edilen belediye başkanları ancak yargı kararı ile görevden alınmalı noktasındayız. Ahmet Özer özeline gelirsek doğrusu Zafer Partisi olarak en fazla muhalefet ettiğimiz aday olmuştur kendisi. Ben üç defa Esenyurt'ta sahaya çıkarak seçilmemesi için çalıştım, sahada bildiri dağıttım, afiş astım. Bu siyasiyi mücadeleyi veririm fakat onun da yargı kararıyla ve usulüyle uygun bir şekilde Türk devletine yakışır bir şekilde görevden alınması gerektiğini düşünüyorum."