Kadına taciz: Utanmadan pişkin pişkin ifadeleri ortaya çıktı!
İstanbul Beyoğlu’nda, 23 Eylül 2024 tarihinde sokakta yürüyen bir kadına cinsel saldırıda bulunan iki sanığın yargılandığı dava büyük yankı uyandırdı. Genç kadının evine gitmek üzere yürüdüğü sırada, iki sanık tarafından yolu kesilen ve cinsel saldırıya uğrayan İ.A. (25), duruşmada yaşadıklarını anlattı. Ancak sanıkların duruşmadaki pişkin savunmaları ve çelişkili ifadeleri, salondaki herkesi şoke etti.
Sanıkların Pişkin Savunmaları Mahkemede Tepki Çekti
Beyoğlu’nda gerçekleşen cinsel saldırı davasının duruşmasında sanıklar, olayın sebeplerine dair pişkin açıklamalarda bulundu. Tutuklu sanıklardan S.T., İ.A. ile daha önce tanışmadığını belirterek, "Ona yardım etmek istedim" savunması yaptı. Hakim, "Yardım için mi yaklaştınız?" sorusuna, "Gecenin 4'ünde ne olur ne olmaz, bayan sonuçta" yanıtını verdi. Bu ifade, hem mağdur hem de salonda bulunanlar tarafından tepkiyle karşılandı.
Öte yandan, sanık Ö.K. de savunmasında, "Taksim'e ilk defa gidiyordum, heyecanlıydım" diyerek, olayın gelişimini anlattı. Midyeciye gittiği sırada İ.A. ile tanıştığını iddia eden Ö.K., "Hiçbir cinsel niyetim yoktu" diyerek, durumu ailevi sorumluluklarına bağlamaya çalıştı. Ancak sanıkların ifadeleri, video kayıtlarıyla çelişkili bulunarak savcının dikkatini çekti. Görüntülerde sanık Ö.K.'nin, mağdura müdahalede bulunduğu açıkça görülüyordu.
Cinsel Saldırı ve Cebirle Hürriyetten Yoksun Kılma Suçlaması
Mahkeme, sanıkların eylemlerinin mağdurun rızasıyla sonlanmadığını, çevredeki kişilerin müdahalesiyle durdurulduğunu belirterek, ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından hüküm verdi. Mahkeme, davanın daha ağır ceza gerektiren bir suç olduğuna karar vererek, davayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderme kararı aldı. Ayrıca sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.
Duruşma Sonuçları ve Mahkeme Değerlendirmesi
Mahkemenin kararında, sanıkların mağdura karşı cebir kullandıkları ve eylemlerinin çevredekilerin müdahalesiyle son bulduğu vurgulandı. Ayrıca, sanıkların çelişkili ifadelerinin, video kayıtlarıyla uyumsuz olması ve mağdurun yaşadığı travma göz önünde bulundurularak, dava süreci ağır cezaya taşındı. Bu davanın, cinsel saldırı davalarındaki önemli bir örnek olarak hukuk sistemindeki süreçlere dair daha geniş bir tartışmayı tetiklemesi bekleniyor.