Karaman'ın tarih kokan yerleri

Hitit ticaret merkezinden Yunan işgaline, Selçuklu'dan Karamanoğulları'na uzanan Karaman kentinin muhteşem tarihi yerlerini yakından inceleyelim.

Karaman, tarih bakımından önemli olan illerden birisidir.

Karaman, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezidir. MÖ 8000'lerden itibaren yerleşilen Karaman ve yöresi; yer altı şehirleri, mağaralar ve inanç merkezlerine sahiptir.

 


Karaman Kalesi: Karaman'ın simgesi haline gelmiş olan Karaman Kalesi, tarihi Selçuklu dönemine dayanmaktadır. Kale, şehrin en yüksek noktasında yer alır ve çevresindeki manzaraları izlemek için harika bir konumdadır.

İç içe geçmiş üç sur ile oldukça güçlü bir yapıda inşa edilmiş olan kalenin yapım yılının 11. yüzyıl ile 12. yüzyıl arasında olduğu bilinmektedir. Geçmişte 200 burcu olduğu düşünülen kaleden günümüze sadece 9 burcu ulaşabilmiştir. Kalenin surları zaman zaman hasar görmüş ve özellikle bölgenin Karamanoğulları’nın hakimiyetine girmesinden sonra büyük onarımlardan geçmiştir. Bu surların bir kısmı da günümüze ulaşmayı başarmıştır.


Karaman Müzesi: Karaman Müzesi, ilin tarihi ve kültürel mirasını korumak için kurulmuştur. Müzede Selçuklu döneminden kalma eserlerin yanı sıra çeşitli etnografik ve arkeolojik eserler de bulunmaktadır.

Karaman Müzesi’nin temelleri 1961 senesinde atılmıştır. Müze, ilk olarak 1963 senesinde çarşıdaki bir yapıya, 1971 senesinde ise mevcut binasına taşınmıştır. Müze iki kattan oluşmaktadır ve tasnif çalışmalarının ardından resmi olarak 1980 senesinde ziyaretçilerini ağırlamaya başlamıştır.


Taşkale: Karaman'ın Taşkale ilçesi, tarihi Selçuklu dönemine ait kaleleri ve mağaralarıyla ünlüdür. Taşkale Kalesi, çevresindeki manzarasıyla turistlerin ilgisini çekmektedir. Ayrıca ilçede yer alan Ceyhan Nehri, doğa tutkunları için harika bir doğa yürüyüşü rotasıdır.

Kireçli bir yapıya sahip olması nedeniyle insan eliyle kolay bir şekilde şekillenen kayalara oyulmuş bu oyuklar, Taşkale kasabası içinde bulunmaktadır. Kayalar üzerine bu şekilde oyulmuş 250 civarında ambar bulunmaktadır ve ambarlar bir veya iki odalı bir şekilde yapılmıştır. Ambarların toplam yüksekliği ise 40 metreyi bulmaktadır. Tahıllar üst kısımdaki ambarlara hazırlanan makara düzenekleri ile konulmaktaydı. Bu ambarlarda tahılların 30 yıldan daha uzun bir süre boyunca sağlam bir şekilde saklanabildiği belirtilmektedir.


Manazan Mağaraları: Karaman’a 40 km mesafede, Yeşildere Vadisi’nin doğusunda yer almaktadır. Bölgedeki toprak yapısındaki kil oranının fazla olması nedeniyle kayalar insanlar tarafından kolay bir şekilde oyulabilmiştir. Mağalar beş kattan oluşmaktadır. Mağaralar bölgeyi kontrol edebilecek şekilde doğu ve batı yönünde dizilmiştir. Mağaraların son üç katı bölge halkı tarafından Kum Kale, At Meydanı ve Ölüler Meydanı olarak isimlendirilmiştir.

Mağaraların olduğu yerde birçok oda ve kaya mezarı bulunmaktadır. Zaman içinde meydana gelen doğal olaylar ise mağaranın ön kısmındaki girişlerin belirsizleşmesine neden olmuştur. Kalenin tam olarak kimler tarafından ne zaman yapıldığına dair net bir bilgi bulunmamasına karşın, 6. veya 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından yapılmış olabileceği düşünülmektedir.


Binbir Kilise: Karaman'ın merkezinde yer alan ve Bizans döneminden kalma olan Binbir Kilise, günümüzde cami olarak kullanılmaktadır. Kilisenin freskleri hala korunmakta ve turistlerin ilgisini çekmektedir.

Karaman’a 37 km mesafedeki Madenşehir Köyü içinde bulunan Binbir Kilise, Erken Hristiyanlık döneminin Anadolu’daki en önemli kalıntılarından biridir. Kilisenin Bizans döneminde inşa edildiği bilinmektedir ve 12. yüzyıla kadar da önemli bir dini merkez olarak ziyaret edilmiştir. Burayı çoğunlukla Avrupa’dan Kudüs’e yolculuk eden hacı adayları ziyaret etmiştir.

Kilisenin isminin hikayesi ise ilgi çekicidir. Burası geçmişte önemli bir dini alan olduğundan burada pek çok kilise ve manastır kalıntısı bulunmaktadır. Bölgedeki yapıların isimleri bilinmediği için de bu önemli yapıya “Binbir Kilise” ismi verilmiştir. Bölgedeki diğer birçok yapının 19. yüzyılda meydana gelen depremle birlikte yok olduğu ve bu yapıların 4. ve 9. yüzyıllar arasına tarihlendiği tahmin edilmektedir.


Hatuniye Medresesi: Karaman'ın en önemli medreselerinden biri olan Hatuniye Medresesi, 1382 yılında inşa edilmiştir. Medrese, Karamanoğlu İbrahim Bey'in annesi tarafından yaptırılmıştır.

Medresenin mimarının ise Numan Bin Hoca Ahmet olduğu belirtilmektedir. Açık avlu planıyla inşa edilen medrese tek eyvana sahiptir. Öğrencilerin yaşadığı odalar doğu ve batı yönünde sıralanmıştır. Medresenin süsleme detaylarında çoğunlukla geometrik unsurlara yer verilmiştir. Medrese günümüzde restoran olarak hizmet vermektedir.


Aktekke Camii: Karaman'ın en eski camilerinden biri olan Aktekke Camii, 13. yüzyılda inşa edilmiştir. Cami, Selçuklu mimarisi özellikleri taşımaktadır.

1370 senesinde Karamanoğulları Alaaddin Bey tarafından yaptırılmış olan bu tarihi eser, Karaman’daki 14. yüzyıldan kalma en önemli yapılardandır. Caminin konumu oldukça merkezi olduğundan, ulaşım da çok kolay olmaktadır. Alaaddin Bey’in camiyi Hz. Mevlana’nın annesi olan Mümine Hatun adına yaptırdığı belirtilmektedir.

Burası bir külliye şeklinde inşa edilmiş olup caminin yanı sıra türbe, hamam, hücre gibi çeşitli bölmelerden oluşmaktadır. Türbe kısmında başta Mümine Hatun ve Alaaddin Çelebi olmak üzere toplamda 21 mezar bulunmaktadır. Camide bulunan kalem işi süslemeleri ise caminin en dikkat çekici bölümlerindendir.


Tartan Konağı: 1810 tarihinde Tartanzadelerden Hacı Ahmet Efendi tarafından yaptırılmış, Karaman’ın önemli sivil mimari örneklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapı, daha sonra Tartan ailesi tarafından belediyeye hibe edilmiş ve 2005-2007 yılları arasında restore edilmiştir.

Orta sofa planına sahip olan konakta iki kat bulunmaktadır ve bulunduğu sokakla aynı ismi taşımaktadır. Yapının alt katı mutfak, kiler gibi günlük olarak sıklıkla kullanılan bölümlerinden oluşurken, üst katta ise yatak odaları yer almaktadır.

 


Yunus Emre Camii: Karamanoğulları döneminde, 1400’lü yıllarda yaptırılan bir diğer önemli eser de Kirişçi Mahallesi sınırların içinde bulunan Yunus Emre Camii’dir. Caminin merkezinde kesme taştan bir kubbe bulunmakta ve bu kubbe beş küçük kubbe ile çevrelenmektedir. Dikdörtgen bir planla inşa edilmiştir.

Geçmişte caminin bulunduğu mahallede Kirişçi Baba Zaviyesi‘nin bulunduğu ve caminin de bu tekkenin mescidi olduğu düşünülmektedir. Cami ve türbe harici yapılar, ne yazık ki günümüze kadar ulaşmayı başaramamıştır. Cami ise yılların verdiği yorgunluk nedeniyle 1994 senesinde restore edilmiştir. Caminin bahçesi ise Yunus Emre’nin dizelerinin bulunduğu ve “Yunus Emre Parkı Şiir Bahçesi” isminin verildiği ziyaret etmesi keyifli bir yere dönüştürülmüştür.