Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, köy okullarını gezerek içerideki görüntüleri aktardı.Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram şunları söyledi;“Köy Okulları Neden Kapandı? Köyler Neden Boşaldı?Burunoba Köyü Muhtarımız Ramazan Güzelsarı, tarihe şahitlik eden köy okulunun yıkılmasıyla ilgili duygu yüklü bir paylaşım yaptı. Ne yazık ki Karaman’ımızın birçok köyünde de durum farklı değil. Kapanan, zamanla harabeye dönen bu okullar artık ayakta kalamadığı için birer birer yıkılıyor.Bir zamanlar çocuk seslerinin yankılandığı, öğretmenlerin sadece ders değil hayat öğrettiği köy okulları, bugün doğaya terk edilmiş durumda.Bahçelerinde öğretmenler tarafından ağaçlar dikilen, sıvaları köylüyle birlikte yapılan bu okullar; yalnızca bilgi değil, aidiyet, emek ve dayanışma da öğretirdi.Öğretmen sadece öğretmen değil; köyün ziraatçısı, veterineri, tamircisi, danışmanıydı. Saygı duyulan, örnek alınan bir yol göstericiydi.Bugün ise…
Köy okulları kapalı.
Sınıflar boş.
Okul bahçeleri sessiz.
Peki neden bu hale geldik?
Köyden kente göç, 1980’li yılların ortalarında hız kazandı.
Şehir hayatının cazibesi, sigortalı iş garantisi ve daha fazla gelir umudu, genç nüfusu köylerden kopardı.Anne babalar da bu göçü destekledi:“Köyde ne var ki? Gidin, kurtarın kendinizi…”
O günün şartlarında mantıklı gibi görünen bu tercih, bugün büyük bir sosyal ve ekonomik krizin temelini attı.Aileler küçüldü, doğum oranları düştü, gençler köyden uzaklaştı.
Bugün köy nüfusunun %80’ini 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız oluşturuyor.Karaman genelinde köylerimiz üretim merkezi olmaktan çıkıp, emeklilerin sayfiye yerlerine dönüştü.Tarlada çalışacak, hayvan otlatacak kimse kalmadı.Sebze ve meyve üretimi düşüyor, hayvancılık ise yok olma noktasında.
Köyde yaşayanlar bile artık kendi yoğurdunu, peynirini, yumurtasını şehirden almak zorunda kalıyor.Köyler yalnızca geçmişin değil, geleceğin de meselesidir.Tarım ve hayvancılığı aile işletmeleri üzerinden güçlendiremezsek, ülkenin gıda güvencesi de geleceği de tehdit altına girer.Gençleri köye döndürmeden, köyü üretimle yeniden canlandırmadan kırsalın kaderi değişmeyecek.”
Köy okulları kapalı.
Sınıflar boş.
Okul bahçeleri sessiz.
Peki neden bu hale geldik?
Köyden kente göç, 1980’li yılların ortalarında hız kazandı.
Şehir hayatının cazibesi, sigortalı iş garantisi ve daha fazla gelir umudu, genç nüfusu köylerden kopardı.Anne babalar da bu göçü destekledi:“Köyde ne var ki? Gidin, kurtarın kendinizi…”
O günün şartlarında mantıklı gibi görünen bu tercih, bugün büyük bir sosyal ve ekonomik krizin temelini attı.Aileler küçüldü, doğum oranları düştü, gençler köyden uzaklaştı.
Bugün köy nüfusunun %80’ini 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız oluşturuyor.Karaman genelinde köylerimiz üretim merkezi olmaktan çıkıp, emeklilerin sayfiye yerlerine dönüştü.Tarlada çalışacak, hayvan otlatacak kimse kalmadı.Sebze ve meyve üretimi düşüyor, hayvancılık ise yok olma noktasında.
Köyde yaşayanlar bile artık kendi yoğurdunu, peynirini, yumurtasını şehirden almak zorunda kalıyor.Köyler yalnızca geçmişin değil, geleceğin de meselesidir.Tarım ve hayvancılığı aile işletmeleri üzerinden güçlendiremezsek, ülkenin gıda güvencesi de geleceği de tehdit altına girer.Gençleri köye döndürmeden, köyü üretimle yeniden canlandırmadan kırsalın kaderi değişmeyecek.”












