Karaman’ın Kazımkarabekir ilçesine bağlı Sinci Köyü’nde yaşayan Hatice Erel’in 36 yıl önce başlayan anne mücadelesi, bugün umut veren bir yaşam hikayesine dönüştü. Doktorların yıllar önce “Yürüyemez, konuşamaz” dediği oğlu Mustafa’yı hayata sevgiyle bağlayan anne Erel, fedakarlığıyla görenleri duygulandırıyor.
Prematüre olarak yalnızca 1 kilo 150 gram ağırlığında dünyaya gelen Mustafa Erel’in doğuştan görme engelli ve serebral palsi hastası olduğu öğrenildi. Zorlu hastane süreçleriyle başlayan yaşam mücadelesinde, aile birçok kez umutsuz sözlerle karşı karşıya kaldı.
Hatice Erel, yıllar önce doktorların kendilerine “Götürün yatırın” dediğini belirterek, oğlunu toplumdan uzak bir yaşama mahkum etmeyi hiçbir zaman kabul etmediğini söyledi. Oğlunu hayatın içinde tutabilmek için yıllarca mücadele verdiğini ifade eden anne Erel, bugün Mustafa’nın yürüyebildiğini, konuşabildiğini ve temel ihtiyaçlarını ifade edebildiğini anlattı.
36 yıldır her sabah oğlunu “Günaydın meleğim, kahvaltı hazır” sözleriyle uyandıran anne Erel’in günü yine oğluyla birlikte başlıyor. Anne-oğul birlikte kişisel bakımlarını yapıyor, kahvaltı hazırlıyor ve sofrayı birlikte topluyor.
Hayatlarını tamamen oğullarına göre şekillendirdiklerini söyleyen Hatice Erel, ev işlerinden günlük aktivitelere kadar birçok şeyi birlikte yaptıklarını belirtti. Gün içinde spor yaptıklarını, kitap okuduklarını ve bahçede vakit geçirdiklerini anlatan Erel, oğlunun gelişimi için özellikle bahçeli bir eve taşındıklarını ifade etti.
Bahçede birlikte sebze topladıklarını, taş boyadıklarını ve çiçek ektiklerini söyleyen anne Erel, yıllarca oğlunun eğitilemeyeceğinin söylendiğini ancak sevgi ve ilginin büyük değişim sağladığını vurguladı.
“Oğlumun geliştiğini gördükçe hayata daha çok bağlandım” diyen Erel, “Doktorlar yürüyemez, konuşamaz dedi. Ama biz mücadeleyi bırakmadık. Şimdi yürüyebiliyor, konuşabiliyor. Tuvaletini söyleyebiliyor. Sevginin çocukları geliştirdiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Özel çocuk sahibi ailelere de seslenen Hatice Erel, çocukların sevgi ve şefkate ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Çocuklarını toplumdan soyutlamasınlar. 36 yılımız oğlumuz için geçti ama birlikte mutluyuz” dedi.












